Skip to content

İdrar yolları enfeksiyonumuzda son durum

Nisan 20, 2011

Çakıl’ın altıncı ay kontrolünde yapılan rutin idrar tahlilinde ortaya çıkan idrar yolları enfeksiyonundan bahsetmiştim daha önce. O günden bugüne yeni gelişmeler oldu.

Altıncı aydaki idrar yolları enfeksiyonundan (İYE) 10 gün antibiyotik kullanarak kurtulduk. Kurtulduğumuzu da antibiyotik kullanımı bittikten 72 saat sonra yapılan idrar tahlili ve kültürünün temiz çıkmasıyla teyit ettik. (Antibiyotikten sonra tahlilin ve özellikle de kültürün doğru sonuç verebilmesi için en az 72 saat geçmesi gerekiyormuş.)

Ardından neden olduğunu araştırmak için ultrason yaptırdık. Böbreklerde reflü 5 derece olurmuş. 1 en hafifi 5 en ilerisi olmak üzere derecelendirilirmiş. 4 veya 5. derece reflü ultrasonla tespit edilebilirmiş. Ki böyle bir durumda da cerrahi müdahale gerekebilirmiş. Bizim ultrason sonuçlarımızda herhangi bir problem görülmedi. Böylece 4. ve 5. derece reflü ihtimallerini eledik. Diğer üç dereceden birinde reflüsünün olup olmadığını anlamak için daha ileri tetkikler yapılması gerekirmiş. Ancak bu yola tekrarlayan enfeksiyonlarda başvurulurmuş.

İlk enfeksiyondan kurtulduk kurtulmasına ama enfeksiyon tamamen geçti diyebilmek için her ay yapılacak idrar tahlili ve kültürü sonuçlarının 3 ay üst üste temiz çıkması gerekiyordu.

İlk ay: Temiz çıktı.

İkinci ay: Temiz çıktı.

Tam kurtuluyoruz derken…

Üçüncü ay kontrolüne gideceğimiz hafta kabızlık ertesi ateş, huzursuzluk: Sonuç: YİNE İDRAR YOLLARI ENFEKSİYONU 😦

Yine 10 gün antibiyotik!

Yani sil baştan!

İkinci kez enfeksiyonun tekrarlamış olması hem bizim için hem doktorumuz için oldukça tedirginlik verici oldu.

Antibiyotik kullanımının ertesinde yapılan (ne yazık ki tanımadığımız bir laboratuarda yaptırmak zorunda kaldığımız) tahlil ve kültür sonuçlarında enfeksiyonun devam ettiğinin görülmesi ise hepten panikletti!

Bu noktada yapılması gereken ikinci antibiyotik tedavisinden sonraki tahlilde görülen enfeksiyonu Çakıl’ın geçirdiği 3. İYE olarak kabul edip ileri tetkikleri yaptırmaktı. Ancak bu ileri tetkiklerin çok zor, zahmetli ve bebeğin hem yüksek radyasyon hem de anestezi alması gereken tetkikler olması nedeniyle doktorumuz da biz de yaptırmak konusunda kararsız kaldık. Ve doktorumuzun yönlendirmesiyle ikinci bir görüş almak üzere Hacettepe Üniversitesi’nden emekli çocuk nefroloğu Prof. Dr. Ayşın Bakkaloğlu’nun kapısını çaldık. Bu görüşmede Ayşın Hanım da ileri tetkiklerin bebek için çok ağır olduğuna, bir yaşını doldurana kadar bebeği izlemenin daha doğru olacağına yönlendirdi bizi. Görüşmenin önemli notları şöyleydi:

  • Çakıl’ın geçirdiği ilk enfeksiyon asemptomatikti. Yani ateş veya huzursuzluk gibi herhangi bir belirti yoktu. İkinci enfeksiyonda ise hastaneye vardığımızda ateşölçer 38.8’i gösteriyordu ve sabaha kadar kollarımda sızlanmıştı Çakıl. İki enfeksiyondan sadece birinin semptomatik olması sevindirici oldu. Böylece Çakıl’ın enfeksiyonal durumunun ileri tetkik için gerekli “kız bebeklerde 1 yaşın altında 3 kez tekrarlayan İYE” şartını sağlamadı.
  • Kız bebeklerin çoğunluğunda 1 yaş altında hem fizyolojik yapıları nedeniyle hem de bezli oldukları için bölgenin steril tutulma zorluğu nedeniyle İYE görüldüğünü, paniklememizi gerektirecek bir durum olmadığını belirtti.
  • Şu aşamada önemli olan idrarı steril tutmakmış. Yani Çakıl’ın 1 yaşına kadar tekrar enfeksiyon geçirmesini önlememiz gerekiyormuş.

Çakıl’ın enfeksiyonunun tekrarlamasını önlemek için şunları yapabilirmişiz:

– Yaşını doldurana kadar düşük dozlu bir antibiyotik tedavisi uygulanabilirmiş.
-Çok dikkatli alt temizliği yapılmalı ve kaka yaptıktan sonra poposu bebek sabunu ile yıkanmalıymış. Ancak burada önemli olan yıkama pozisyonuymuş. Su önden arkaya akacak şekilde bebek tutulmalıymış.
-Kabızlık İYE için en önemli tetikleyiciymiş. Ki Çakıl her iki enfeksiyonu da kabızlık ertesi yaşadı. Çakıl’ın kan değerleri iyi olduğundan demir damlasını kesmek bebeği rahatlatabilirmiş. Demir vermediğimiz süre içerisinde siyah kuru erik püresi hem demir takviyesi açısından hem de bağırsak hareketlerini arttırması açısından faydalı olabilirmiş.
-Önceki kabızlıklar sonucu poposunda çatlaklar oluşmuşsa bebek kabız olmasa dahi kakasını yapmak istemeyip tutabilirmiş. Böyle bir durum gözlemlersek bağırsak çalıştırıcı hafif bir ilaçla kabız olmasını engelleyebilirmişiz.

Biz bu bilgileri kendi doktorumuzla birlikte de değerlendirdikten sonra şu şekilde devam etmeye karar verdik:

  • Demir damlasını kestik. Bunun yerine kuru erik püresi ve demir yönünden zengin yiyeceklerle takviye yapıyoruz.
  • Poposunu sık sık yıkıyoruz.
  • Antibiyotik ve bağırsak çalıştırıcı bir ilaç kullanmıyoruz.
  • Kabız olmaması için azami gayret gösteriyoruz. Kayısı püresini, zeytinyağını ve bol suyu beslenmesinden eksik etmiyoruz.

İkinci enfeksiyondan bu yana bir buçuk ay geçti. İlk ayın idrar testi temiz çıktı. Önümüzdeki iki ayı da bu çabalarımız sonucu enfeksiyonsuz atlatarak artık bu dertten kurtulabileceğimizi umuyoruz.

Reklamlar
2 Yorum leave one →
  1. Nisan 20, 2011 9:07 am

    Çook geçmiş olsun.. Ne kadar zor olduğunu biliyorum yaşadıklarınızın. Ama allah çaresi olmayan dertler vermesin. İlla ki geçecek, öyle düşünün. Acil şifalar diliyorum Çakıl Hanım’a.

  2. Nisan 20, 2011 11:44 am

    Geçmiş olsun kuzuma. Siz bezi en kısa zamanda bırakacaksınız gibime geliyor. Temiz çözüm:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: