Skip to content

Çalışan Gebeler Anlatıyor-14; Kadınlık seçenekleri

Ekim 11, 2010

Ben bu paylaşımda özellikle kadın olarak ayakta kalma seçeneklerine ba-yıl-dım!!! Çalışabilmek için ip cambazlığı yapmak zorunda bırakılıyoruz resmen! Buyurun…

————————————————————————————————

Ben de kamuda teknik alanda çalışan 22 aylık bir oğluşa ve 5 aylık bir fetüse sahip bir-yeniden-gebe bir anne/kadın/şefim. Aşırı testesteron yüklü bir ortamda çalışmam sebebiyle, sevgili iş arkadaşlarımın zaman zaman özlerine dönerek mağara adamından hallice verdikleri tepkiler dışında hamileliklerimde sorun yaşadım demem zor, çünkü nasıl diyeyim, sıkar biraz! Bunun sebebi sanırım erkekler dünyasında kadın olarak ayakta kalmak için mevcut tüm seçenekleri kullanıyor olmam, kısaca;

  1. Ya erkek gibi olacaksınız,
  2. Ya kocası tarafından tatmin edilemediği düşünülen cadaloz olacaksınız,
  3. Ya “Ay şimdi ben bunu nasıl yaparııığmmm!!” diye yardım bekleyen aciz kadını oynayacaksınız,
  4. Ya da teflon kadın olup, “Amaaaan, boşver!” diyeceksiniz.

(Seçenekler arttırılabilir)

Dediğim gibi ben ortaya karışık uygulama yapıyorum çünkü çalıştığım yerin özelliğinden kaynaklanan “Emrettim yapılacak!” yaklaşımı, bana özel değil, genel bir tutum. Ben de erkek egemen ortamda çalışmak için her türlü bukalemunluğu yapmayı öğreniyorum. Anne ve gebe olmak bunu kolaylaştırmıyor tabi, ama zaten çalışan/anne/eş olma dengelerini tutturmak bir noktada nelerden fedakârlık yapacağını seçmekle ilgili benim için. Fedakârlık yapmak zorunda kalanın hep kadınlar olması da ayrı bir konu, ona hiç değinmeyeceğim. İş yerinde yaşanılan şu diyaloglar bu anlattıklarımı kısaca özetler belki;

(A.Diğer bir bölümde çalışan iyi huylu teknisyen erkek           B. Ben)

A: Hanımefendi kusura bakmazsanız bir şey söylemek istiyorum.

B:(Ne gelecek bakalım) Buyurun.

A: Sizin yerinizde bir erkek olsaydı…

B:(Çekinme kardeşim patlat bombanı) Evet??

A: E bir eve daha ekmek girerdi, sizin eşiniz zaten çalışıyor da, çalışmasanız da kaybınız olmazdı…

B, nazikçe gülümser…

Veya;

(A:Diğer bir bölümde müdür,                              B:Ben)

A:Sen kaç para alıyorsun kızım?

B:Ehem işte kem, küm, yaklaşık x lira…

A: Benim oğlum X Üniversitesi mezunu, X’de çalışıyor, senin yarın kadar maaş almıyor, bu nasıl iştir yahu!

B, nazikçe gülümser… vb., vb.

Bunları niye uzun uzun yazdım, diğer çalışan gebelerin aksine bu ortamda doğrudan düşmanlıkla karşılaşmamakla birlikte;

Laboratuarda kimyasallarla yaptığım çalışmalarımı gebeliğimle birlikte bırakarak (yönetici konumunda olduğum için laboratuara girme zorunluluğum yok aslında) yönetici koltuğuna daha fazla oturdum. Ne yazık ki bu konuda da kamuyu ilgilendiren bir yasal düzenleme yok, ancak işçi kadınlar için bazı koruma yönetmelikleri mevcut. O yüzden kendi kadın çalışanlarımı da aynı şekilde gebelikleri süresince laboratuardan çektim ve evrak işlerine yönlendirdim ki çalıştığımız çoğu zararlı kimyasallardan bebekleri koruyalım.

Bu arada kontrollerimi hep mesai saati dışında, hafta sonu yaptırdım ki gebeliğimi kullanarak izin aldığım düşünülmesin. Çok şükür ben de çalışanlarım da sağlıklı gebelerdik, buna ihtiyacımız da olmadı zaten. Bu arada fark ettim ki personel birimi de çoğu şeyden bihaberdi, 32.hafta raporumu alırken de doğum izinlerimi ayarlarken de mevzuatı ben takip edip onları yönlendirmek zorunda kaldım. Dolayısı ile haklarınızı bilmiyorsanız/bilinçsizseniz iyi niyetli cahillikten veya kötü niyetli umursamazlıktan dolayı bunlardan mahrum kalabilirsiniz, ancak bir anne olarak çocuğunuzu bu haklardan mahrum etmeye hakkınız yok!

Oğlumu sezaryenle dünyaya getirdim, 40 günlüktü iş yerindeki elemanım aradı, “Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama yapacağınız laboratuar belgelendirme çalışmaları için 6 adet eğitime katılmanız gerekiyormuş” dedi. Neyse attık süt pompasını çantaya, bebeği de anneye, gittik eğitimlere. Eğer eğitimler başka şehirde, annemler de burada olmasaydı ne yapardım bilmiyorum ama itiraz edemedim, zira bu eğitimleri almam da gerekiyordu. (İşe başlayınca alamaz mıydım, alırdım tabii ama niyeyse o zaman çok ayrıntılı değerlendiremedim, söyleneni mümkün olduğunca yapmaya da şartlanmışız aslında) Açıkçası bebeğimle öylesine doluydum ki, hani iş yeri yandı deseler önce bir düşünürdüm, “Ne işi, ne yangını” diye, öylesine de kopmuştum doğumla beraber işlerden. Neyse eğitimleri aldık, sonra iş yerindeki arkadaş eğitim sonrası derlediğimiz belgeleri toplayıp bana gönderdi, ben de oğlumu uyuttuğum saatlerde dokümantasyonu yaptım. Bir nevi doğum izninde de part-time çalıştım, (ücret almadan tabii) oğlumu 9 aylık edip işe başladığımda sistemi kurmuştuk, çalıştırması kalmıştı. Maalesef oğlum sadece 5,5 ay meme emdi, sonra sadece geceleri emmeye başladı, sonra da memeye resmen burun kıvırdı! Süt sağarak mama yapıp besledim ama kısa süre sonra sütüm de gitti. Bunun suçluluk duygusunu da hala atamadım üstümden, kızımı daha bol emzirme umudu taşıyorum…

Sonra ben ikinci gebeliğimi planladım ve bam!, harika tepkiler aldım;

Annem: Uzun bir sessizlik ardından “ Hayırlı olsun”  (E sen iki tane doğurmuşun be annecim, biz niye bir tane doğurmak zorundayız ki??)

Patronum: “E biz senden hiç faydalanamayacak mıyız???” (B: Etimden, sütümden, derimden faydalanın zaten ben onun için geliyorum buraya!)

Arada rastlanılan diğer müdürler: “Sen gene mi hamilesin???” (21. çocuğumu doğuruyorum ya, gene hamileyim, isterseniz bir tane de size doğurayım)

Sonuçta erkeklerin doğasından gelen kabalıkları dışında yasadığım fazla bir zorluk oldu diyemem zira, olsaydı da fedakarlık yapacağım şey işim olurdu. Neticede bu yanlış oldu diye geri verip başka çocuklar yapma şansım yok, ya da yeni bir kocayı bulup eğitmekle uğraşamam şimdi! (Burada hazır eğitilmişi var:) Lakin çalışıyor olmanın ve çalışan bir annenin kızı olmanın bana kattıklarını inkar edemem, ayrıca ne yalan söyliyeyim bazen işe dinlenmeye geliyorum!

Kendi çalışanlarıma da destek vermeye çalıştım dediğim gibi ama pek anlaşılamadım galiba, baskın kadınların baskın kadınlara karşı daha acımasız olması da ayrı bir konu, ben gene de erkeklerle çalışmayı tercih ederim, sanırım idare etmesi ya da boş vermesi daha kolay!

Doğrusu süt iznini de kullanamazdım zaten, büyük şehir handikapı; uzun mesafeler sonucu gidip gelmek mümkün değil. Daha önce dediğim gibi süt izinlerini toplu bir gün kullanmak veya bir ay gibi bir süre zorla kullandırtmak da bu iznin doğasına aykırı bir durum bence, kendim de talep etmedim. Keşke annelere part-time çalışabilme olanağı sunulsa; hem çalışmanın tatmininden hem de bebeklerimizden mahrum kalmamış oluruz, mali durumu da biraz idare etmiş oluruz. Ancak gördüğüm kadarıyla daha iş hayatında normal birey olarak kendimizi kabul ettirememişiz, çalışabilmek için erkeklerin şartlarına boyun eğmek zorundayız, sözlü tacizlere (kabalıkları da bu kapsamda değerlendirmek lazım aslında) de katlanıyoruz,  kaldı ki onlara göre yan gelip yatmak gibi görünen ücretli izinleri kullanmak ne mümkün! Kadın çalışanlardan bu tarz talepleri olan erkek patronların kendi eşlerine veya kızlarına olan tutumunu araştırmak gerek! Sizleri de kadınlar için paylaşma platformları yarattığınız için kutluyorum, ben de çok faydalandım doğrusu:)

———————————————————————————————

Reklamlar
No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: