Skip to content

Gebelikte 36. Hafta;…

Nisan 20, 2010

*Kendimi iyi hissetmiyorum. Kafam karışık. Ruhum sıkılıyor. İçim daralıyor. Şu an bile gözyaşlarıma engel olamıyorum! Hiçbir yere sığamıyorum. Evin duvarları üstüme üstüme geliyor.

*Hiçbir işe yaramıyorum. Hiçbir şey yapmıyorum. Yemek yapma işine o yüzden bu kadar sardım sanırım. Hem kendimi bi işe yaramış hissetmek için, hem de yaptıklarımla mutlu olunduğunu görmek için. Ama o yaptıklarımı yiyince de kilo aldı başını gitti…

*Bu kadar kilo almama engel olabilirdim. Olmadığım için ve ısrarla hala yemeye devam ettiğim için kendime çok kızıyorum.

*Çok çok çok çirkin hissediyorum kendimi…

*İşle ilgili bir karar vermem, bir çıkış yolu bulmam lazım… Ertelemek çare değil…

*Artık bebeğe bile gereken özeni göstermiyorum. Kola içiyorum, balık yemiyorum… Sonra da vicdan azabından geberiyorum…

*Hareket edememekten nefret ediyorum. Buzdolabının alt rafına eğilip, sonra doğrulamadığım için, emekleyerek mutfak masasına ulaşıp destek alarak kalkmak iğrenç bişey…

*Tahammülsüzlüğüm tavan yapmış durumda. Bana yardımcı olmaya çalışanları bile kırıyorum. Kırmak istemiyorum ama kendimi tutamıyorum.

*Bağlılık nerde bitiyor, bağımlılık nerde başlıyor? Evet, destek almak güzel birşey. Ama ya birgün bu desteklere bağımlı olduğumuzu ve daha da zoru destekleyenlerin de bize bağımlı olduğunu farkedersek? O zaman bağımlılıktan bağlılığa geçmek için nasıl acısız bir yol bulucaz?

*Doğumdan ne kadar sonra çekirdek aile formatımıza dönebilicez acaba? Curcunası ne kadar sürücek? Ne zaman düzen oturucak?

*Artık doğursam iyi olucak… Arpam fazla gelmiş galiba benim…

Reklamlar
7 Yorum leave one →
  1. Nisan 20, 2010 12:54 pm

    az kalmış ama sabırlı olmalı insan kiloları dert etme öyle bi gidiyorlarki onlar anlamayacaksın bile önemli olan o minik mucizene kavuşmam onun o sesini duyup ,kokusunu içine çekmen ayrıca zada kalmış olsa günlerini tadını çıkar bi daha istesenze zaten o kadar kilolu olamazsın her hamilelik farklı bir güzellik bence .
    Bir canlı taşımak ona can vermek ki kilolarmı önemli .
    Güçlü ol moralini bozma sakın hiç yakışmza bak .
    Sendeki en ufak bi olumsuz düşünce içindeki ufaklığı ne hale sokar sakın sakın annesi o melek gelicek sende bu günleri özlemle anacaksın .
    Sımsıkı sarılıp kocaman öptüm .

  2. Nisan 20, 2010 2:29 pm

    Simge, böyle düşünme o günleri özleyeceksin bak sonra..bebeşimle son günlerin içindeki kıpırtıların tadını çıkar.

  3. yasemin permalink
    Nisan 21, 2010 9:42 am

    sakin ol biraz. eger yazıp rahatladıysan ne ala, yoksa endişelenme bu kadar lütfen. Herşey çok güzel olacak.

    Bebek doğduktan sonra istemediğin kadar çok hareket edip, aldığın o kiloların hepsini vereceksin.

    Anne olduktan sonra 1000 kaplan gücünde olacağın için tüm işlere yetişeceksin. tek elinle yemek yaparken, diğer taraftan da yavrunla ilgileneceksin, ayaklarınla çamaşır sepetini sürükleyeceksin,diğer ayağınla da bilgisayarı açacaksın.

    Peygamber sabrı derler ya, anne olduktan sonra sende de ondan olacak. Tahammülsüzlük filan kalmayacak emin ol.

    Ben de hamileliğimde ufak kaçamaklar yapmıştım. Onları yemez, içmezsem daha mutsuz olacaktım, yedim içtim, ohh afiyet olsun… Çektiğin vicdan azabının bebeğine daha çok zararı var.

    Destekleri hiçbir zaman geri çevirmeyeceksin ama desteksiz de yapabildiğini gördüğün zaman “vay be ben neymişim” diyeceksin.

    Aslında doğumun olduğu andan itibaren, üçünüz başbaşa kaldığınız her an, eğer bebeğinizle aynı odanızda yatacaksanız üçünüz odanıza çekildiğiniz an, o gün yaşanan tüm curcunayı kapının dışında bırakıp çekirdek aile formatına dönceksiniz. Hiç hiç merak etme.

    Ve son olarak doğurmak için sakın acele etme, bebeşin ne zaman geleceğini cok cok iyi biliyordur.

  4. blogcuanne permalink
    Nisan 21, 2010 9:50 am

    O kadar normal ki bu hissettiklerin. Bebek bir doğsun, hepsi geçecek… Yerlerine başka hisler gelecek, ama her şeyi zamanla atlatacaksın.

    Çekirdek aile formatı için en fazla 40’ı uygundur gibi geliyor bana… O kadar istersen tabii…

    Hele bir bebek gelsin, düzeni otursun, uykunu neyini gör, o zaman karar verirsin. Şimdiden düşünme bunları…

  5. Nisan 22, 2010 9:49 am

    Yazıp rahatlamıştım bir nebze! Üstüne bu yazdıklarınız da ilaç gibi geldi!
    Bazen böyle daha dipte hissettiğim olabiliyor. Normal olduğunu düşünerek, kendimi ve bebeği hırpalamadan atlatmaya çalışıyorum.
    Ama şimdi çok daha iyiyim! İyki siz varsınız, iyki ailem, dostlarım var! Teşekkür ederim! Hem de çok!

  6. Nisan 25, 2010 10:08 pm

    Çok az kaldı dayan 🙂 Son haftalar gerçekten ağır oluyor.. Sanırım anneleri kabaca iki gruba ayırabiliriz 😀 Bebeğin kıpırtılarını hep içinde hissetmeyi isteyenler ve onu artık kollarında isteyenler. Ben hep ikinci grupta oldum.. Hamileliğimin bittiği şu günlerde de hala birinci gruba özlem duymuyorum 😉 Bebeğin doğup da onu kucağına aldığında bütün herşeye değimiş diyeceksin.. Kalan günlerinin keyfini çıkarmaya bak 😉 Özellikle de yalnızken yapmaktan hoşlandığın şeyleri bol bol yap.. Bebiş geldikten sonra artık hep iki kişi olacaksınız.. Güzel haberlerini bekliyoruz 🙂

  7. Haziran 20, 2010 1:42 pm

    siteniz cok güzel : )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: