Skip to content

Çalışan Gebeler Anlatıyor- 10; Borçlu olmaktansa…

Nisan 19, 2010

Başımıza ne geliyorsa “borçlu olmaktansa alacaklı olmayı” yeğlediğimiz için geliyor sanırım… Ama herkesi kendimiz gibi sanmakta yapıyoruz en büyük hatayı galiba…

Bu güzel tespit ve paylaşım için teşekkürler…

——————————————————————————————————————————————–

Zamanında iyi anlaştığımı düşündüğüm bir yöneticim vardı. İsmi Samet olsun. Benim adım da Suna olsun. 1,5 yıl önce terfi etmiştim ama anlamlı bir terfi zammı da alamamıştım. Şirkete girdikten kısa süre sonra terfi ettiğim için ilerleyen dönemlerde yaparız demişlerdi. Sonra şirketin sahipliği ile ilgili bir belirsizlik ortaya çıktı ve benim zam da bu arada kaynadı.

Bana çok uzun gelen bir süre yumurtlama tedavisi gördükten sonra silik bir ikinci çizgi ile hamile kaldığımı öğrenmiştim. Doktorumun henüz erken olduğunu söyleyerek, gebelik kesesini görebileceğimiz birkaç hafta sonrasına verdiği randevuyu beklemekteydim.

Değer verdiğim yöneticim o günlerde bir gün aradı beni, sen terfin zamanında ne kadar zam almıştın diye sordu, söyledim. Tamam dedi ve kapattı.

Şirkette genel bir zam olmayacağı gidişattan aşikardı. Belli ki genel zammın dışında belki kendileri ile birlikte, belli başlı çalışana özel ücret artışı yapılacaktı. O zammı çoktan hak etmiştim ve paraya da çok ihtiyacım vardı. Ama içim içimi yedi. Muhtemelen zamlı maaşın hesabıma geçtiği ay, ben de hamile olduğumu açıklayacaktım.

Eşimi aradım, sence söylemem mi gerekir dedim, söyle bence için nasıl rahat edecekse öyle olsun paranın önemi yok dedi. Telefon açtım ve ona henüz hiç kimsenin haberi olmadığını, daha gebelik kesesini bile görmediğimi, ama bunu ona söylemem gerektiğini düşündüğümü söyledim. Başkasına söylememesi için de sıkı sıkı tembihledim.

Olsun sen bunu çoktan hak etmiştin, senin hamile halin bile 10 kaplan gücündedir, çalıştıkların yeter diye bir tepki olsa ne güzel olurdu değil mi? Olmasını beklemiyordum tabi.

Buraya kadar aslında biraz fazla etik bir çalışan, ya da borçlu olmaktansa alacaklı olmayı yeğleyen bir insan olarak, ya da basitçe enayi olarak görebilirdim kendimi.

Sonra bebeği kaybettim. Bunun üzerine gidip bir şey istemedim, zaten “foyam” çıkmıştı. Artık hamile kalmaya çalışan bir kadın çalışan kategorisindeydim. Şirketin kalanının en ufak bir fikri olmasa dahi, yöneticim planlarımdan haberdar olmuştu.

Genel motivasyonsuzluğa karşı moraller yerine gelsin diye bir bölüm yemeği düzenlenmişti, kalabalık bir yemek. İçkiler içildi, göbekler atıldı. Sonra benim düşük yaptığım gün olan bir yoğunluktan konu açıldı. O gün tesadüf herkesin bir mazereti varmış. Değerli yöneticim dışındakiler de beni ishal olarak biliyorlardı. Benim yönetici dedi ki, “o gün zaten iki ayağım bir pabuca girmişti, Ayşe bilmem nerdeydi, Fatma grip olmuştu, Suna “DÜŞÜRÜYORDU”. Beynim zonkluyordu.

İşte böylelikle, zar zor gelişen gebeliğimi, kimselere söylemeden yöneticimle paylaşmamın ödülünü almıştım. Benim için onca üzüntü kaynağı olan bu konu, onun için düşürüvermekten ibaretti. Diğer arkadaşlarım bunu bu şekilde öğrendikleri için kızgındı. Tedavinin daha ne kadar süreceğini bilmediğimi, o zamana kadar herkesin sürekli bunu sormasının bende takıntı yapacağından kaygılandığımı, zaten normalde bunu elbette sevgili Samet’ten önce kız arkadaşlarımla paylaşmak isteyeceğimi anlatmamın da bir yolu yoktu.

Bu olaydan bir süre sonra ortamdan memnun olmadığımı, eğer bir küçülme olacaksa talip olduğumu söyledim. 2-3 ay sonra tazminatımın bir bölümünü alarak ayrıldım. Evden çalışırken hamile kaldım ve çocuğumu da kendi imkanlarımla doğurdum.

———————————————————————————————————————————–

Reklamlar
5 Yorum leave one →
  1. Nisan 19, 2010 8:19 am

    Çok üzüldüm. Bazen bana bizden yıllar sonra bu yaşadıklarımızı birileri okuyacak ve toplu cinnet geçirdiğimizi düşünecekmiş gibi geliyor…

  2. Nisan 19, 2010 9:22 am

    Cok yipraticiymis:( Umuyorum ki bu kadar cekilen cile, bir sekilde alinan bu intikamlar, birilerinin isine yarasin ve kadinlar is hayatinda karnini gere gere var olmaya devam etsin

  3. blogcuanne permalink
    Nisan 20, 2010 9:46 am

    Bu hikayeler beni deli ediyor! Keşke bilsem bu lafı kimin ettiğini de ağzının payını versem, verebilsem. Blogunu kirletmemek adına sansürlüyorum hislerimi…

  4. Zeynep permalink
    Temmuz 21, 2010 9:22 pm

    Bu mesaji okuyunca agladim. Ben de ilk gebeliginde bebegini hem de is toplantisinda dusurmus bir anne adayiyim. Isveren sikayet etmeyecegim, benim calistigim kurum biraz da dogasi geregi bu konularda cok hassas ve dikkatli. Ben ne ettiysem kendime ettim, asiri sorumluluk duygum biraz da gereksiz is hirsim nedeniyle, aman arkamdan hamile zaten demesinler diye, kendimi oldure oldure calistim. Neden? Sizi bilmiyorum ama bize universite yillarinda is hayatinda erkeklerle rekabet etmeyi, hicbir zayif yonumuzun is performansimiza yansimasina izin vermemeyi asilamislar bir sekil, butun sinif arkadaslarim benim gibi.

  5. Ağustos 14, 2010 9:25 pm

    Zeynep, bebeğine çok çok üzüldüm. Bize empoze edilen düşünceler nedeniyle bu kendimizi paralayışlarımız zaten! Ama bir can taşırken de birazcık olsun özen beklemek çok olmasa gerek diye düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: