Sizin evin kötü polisi kim?
Sahne 1:
Çakıl mızmız uyanmış, anne-baba yatağına gelmiş ve hiçbir şeyden mutlu olmaz haldedir.
Baba hemen iyi polis olarak devreye girer: “Emzir bence!”
Simge’nin aklında o anda bu masum ve basit önerinin kırk bin yönü değerlendirilmektedir.
”Şimdi emzirirsem en az 2 saat sonra kahvaltı eder. Haliyle öğlen uykusu geldiğinde tam acıkmamış olur. Öğlen yemeği yemeden uyur. Böyle olunca da tok yatmadığı için uykusunu alamadan uyanır. Uykusunu alamamanın verdiği huzursuzlukla öğleden sonra da bir şey yemez. Açlıkla perçinlenen bu huzursuzluk gece uykusuna kadar sürer.”
El cevap: “Emzirmiyeyim, kahvaltı etmez sonra.”"
Sonuç: İyi polis=Baba / Kötü polis=Anne
Sahne 2:
Çakıl hemen hemen her zaman olduğu için yemek yememek için direnmektedir.
Bu sefer babaanne devreye girer: “Uğraşma, yemese de bir şey olmaz.”
Simge yine başlar bu bu masum ve basit önerinin kılını kırk yarmaya:
“Şimdi yemezse aç uyur. Haliyle gece yüz on beş kez uyanır. Sabah uykusunu alamadan uyanacağı için bütün gün huysuzluğu devam eder. Ayrıca Çakıl’ın uğraştırmadan yemek yediği görülmüş şey değildir.”
El cevap: “Uğraşmadan yemiyor. Yemesi gerek!”
Sonuç: İyi polis=Babaanne / Kötü polis=Anne
Sahne 3:
Çakıl öğlen uykusu uyumamak için direnmektedir.
Masum öneri gecikmez: “Bırak, uykusu gelince uyusun.”
Çarklar dönmeye başlar.
” Çakıl uykusu geldiğinde çok huysuz oluyor. Uyutulmadıkça da bu huysuzluğu katlanarak artıyor. Her geçen dakika uyutulma aşamasını kat kat zorlaştırıyor.”
El cevap: “Uykusu var. Uyuması gerek!”
Sonuç: İyi polis=X Kişisi / Kötü polis=Anne
Bu böyle akıp gider. Ve hep kötü polislik anneye yani bendenize düşer.
Müthiş yorucu olan ve benim hiç de bayıla bayıla yerine getirmediğim bu görevden acilen kurtulasım var. Ancak nasıl kurtulunur en ufak bir fikrim bile yok.
Rica edeceğim bilenler el kaldırsın.



Simge’cim, bu görevden şöyle bir yirmi-yirmi beş yıl sonra falan emekliye ayrılırız diye tahmin ediyorum
(Yirmi yıl bizim için, seninki kız olduğundan üzerine beş yıl daha koydum)